© http://elektronikce.com ©
ana sayfa devre arşivi elektronik dersleri | bilgisayar dersleri |  bilim-teknik |  indir |  soru bankası |  iletişim
 

 

ZAMANI ÖLÇMENİN ÇILGIN YOLLARI


İster inanın ister inanmayın, eskiden zaman yoktu! Yaklaşık 15 milyar yıl önce hayal edemeyeceğiniz şiddette çok büyük bir patlama oldu. Dünyadaki tüm nükleer silahların bir anda patlamasından bile daha büyük bir patlama gerçekleşti. İşte zaman böyle başladı.

Büyük Patlama'dan çıkan sıcak toz bulutu evreni meydana getiren yıldızlara ve galaksilere dönüştü. Bazı bilim adamları milyarlarca yıl sonra evrenin tekrar büzüleceğine ve zamanın duruncaya kadar geriye doğru işlemeye başlayacağına inanmaktadır.

Zamanı Değerlendirelim

İnsanlar bir şeyin ne kadar sürdüğünü ölçmek için zamandan faydalanırlar. Belki de bunun üzerinde hiç kafa yormadınız ama zamandan her zaman faydalanırsınız. Sizin ne zaman doğduğunuz ve ne zaman öldüğünüz gibi önemli olayları ve her gün yaşadığınız şeyler olan uyanmak ve okula gitmek gibi eylemlerinizi gösterir.

Antik çağlarda yılın hangi zamanında olunduğunun bilinmesi çok önemliydi. Böylece ekinlerini ne zaman ekip biçeceklerini bilecek, soğuk kış ayları ya da yazın sıcakları için hazırlık yapabileceklerdi. Bütün bu işleri halletmek gerçek anlamda bir ölüm kalım meselesiydi.

Antik çağlardaki insanlar zamanı bugün bizim yaptığımız gibi ölçmekteydiler, yani Dünya'nın uzaydaki hareketlerinden yola çıkarak. Güneş, Ay ve yıldızların gökyüzünde her zaman aynı şekilde hareket ettiklerini fark ettiler. Her 29,5 günde bir dolunay olduğunu fark ettiler ve bunu bir yılı her biri 30'ar gün olan aylara bölmede kullandılar.

Çılgın Takvimler

Mısırlılar Köpek Yıldızı denilen parlak bir yıldızın 365 günde bir Güneş'in yakınında bir yerde doğduğunu fark ettiler. Bunun nedeninin Dünya'nın Güneş etrafındaki daire şeklindeki devrini 365 günde tamamlaması olduğunu bilmiyorlardı. Bu bilgiyi sadece düzenli zaman tutmada kullandılar. İlk takvimi ise kaydedilen ilk tarih olan M.Ö. 4236 yılında tasarladılar.

Mısırlıların yanı sıra antik çağlardaki birçok topluluğun 29 ya da 30 günden oluşan ayların bulunduğu takvimleri vardı. Fakat büyük bir sorun söz konusuydu. 30 günlük bir ay, bir yıl için 365 güne eşitlenemiyordu. Bu hesapla, aylara dayanan bir yıl 360 günden oluşuyordu. Eğer doğum gününüz için beklemekten hoşlanmıyorsanız bu harika bir şeydir! Fakat çok geçmeden yıllar mevsimlerle uyumlu olmadı. Yaz içinde olması gereken aylar kışa denk geldi!

Babilliler gibi umutsuzluğa kapılan bazı toplumlar mevsimlerle ayları uyumlu hale getirebilmek için arada sırada fazladan bir gün eklemeye başladılar. Antik Yunanlılar gibi diğerleri de fazladan aylar eklediler.

M.Ö. 7. yüzyılda Romalılar'in 304 günü ve sadece 10 ayı olan bir takvimleri vardı. Her iki yılda bir takvime fazladan bir ay eklediler. İşler öyle karmaşık bir hal aldı ki her bir ayda yalnızca üç tarihleri vardı:

  • Ayın ilk gününe "kalends"
  • Ayın ortasına "ides"
  • İdesden önceki dokuzuncu güne de "nones" adı verildi.

Birisine bugünlerin dışındaki bir tarihi söylemek için bu tarihlerden geriye doğru saymanız gerekiyordu. İşler daha da zorlaştı ki ides bazen 15. bazen 13. gün olmuştu.

Fazladan gün ve ayları eklemekten sorumlu olan kişiler işleri iyice karıştırdılar. İktidarı daha fazla ellerinde tutabilmek için eklemeye devam ettiler!

Sonra, M.S. 45'te İmparator Julius Caesar (Sezar okunur) ortaya çıktı.

Caesar bir yılda 365 gün ve bu 365 günün 12 aya bölündüğü çok daha akılcı bir takvim olan Julian (Jülyen) takvimini yaptı. Her dört yılda bir fazladan bir gün eklendi; çünkü bir yıl aslında 365 gün 6 saatti. Bir yılda eğer fazladan bir gün varsa bu yıla "artık yıl" adı verildi ve bugün bile "artık yıl" kullanılmaktadır.

Ne yazık ki Caesar'ın doğru bir takvim yapmak için verdiği tüm çabalara rağmen bu takvim gerçek yıl süresinden 11 dakika uzundu. Bu ilk başlarda bir sorun gibi gözükmedi fakat 1582 yılına gelindiğinde tarihler olması gerektiğinden 10 gün önceyi gösteriyordu.

Papa XIII. Gregory kendisi bu sorunu çözme yolunda çok parlak bir fikir geliştirmiştir. Bu yol takvimden 10 gün eksiltmekti! Aynı zamanda her bir milenyumun (bin yılın) 400'e bölünebildiği sürece artık yıl olamayacağım ortaya çıkardı. Gregory'nin yeni takvimine Gregoryan takvimi denildi ve bugün de bu takvimi kullanıyoruz. Fakat bazı ülkelerin bu takvimi benimsemeleri biraz uzun zaman aldı. Örneğin İngiltere'de 1752 yılında, yani takvimin bulunmasından 200 yıl sonra kullanılmaya başlandı. İngilizler bu tarihe kadar bu takvimin gerisinde kalmıştı ve kökten bir müdahale gerekiyordu. Böylece parlamento 2 Eylül'den sonraki tarihin 14 Eylül olmasına karar verdi! (Bu nedenle birçok insan o sene doğum gününü kutlayamadı...

Zamanı Hesaplamak

Antik çağdaki insanlar için yılın hangi zamanında olunduğunun öğrenilmesi önemli olmasına rağmen, günün hangi zamanında bulunduklarını bilmek o kadar da önemli değildi. Bu iyi bir şeydi; çünkü saatler ilk icat edildiğinde zamanı pek de doğru göstermiyorlardı.

İlk saatler Ortadoğu'da yaklaşık 5000 yıl önce yapılmıştır. Antik Mısırlılar günün hangi saatlerinde olduklarını öğrenmek için dört köşeli kuleler olan dikili taşlan kullanmışlardır. Dikili taşlar Güneş gün içerisinde gökyüzünde hareket ettikçe yer üzerinde hareket eden gölgeler meydana getirmekteydiler. Seyahat eden işadamları için aynı zamanda taşınabilen saatler de mevcuttu. Bu saatler hareket ettikçe gölge yaratan bir sopanın sonundaki bir başka sopadan ibaretti.

Bir zamanda yolculuk uzmanı olun ve
ESKİ MISIRLILARIN ZAMANI NASIL ÖLÇTÜĞÜNÜ GÖRÜN

GEREKEN MALZEMELER: Bir pusula · Üç küçük parça düz tahta · Tahta tutkalı ya da çivi

NE YAPACAKSINIZ? 1 Tahta parçalarını şekilde görüldüğü gibi yapıştırın. 2 Güneşli bir günde pusulanızı kullanarak doğu ve batıyı bulun. T sekline gelen tahtayı çapraz kısmı doğuyu görecek şekilde yerleştirin. 3 Öğlene kadar her öğleden sonra çapraz çubuğun gölgesinin düz çubuk üzerinde nereye düştüğünü işaretleyin. 4 Öğleden sonra saati öteki tarafa çapraz çubuk çevirin. Böylece çapraz taraf batıya baksın. 5 Her saat gölge saatini kontrol edin. Gölge daha önce işaretlediğiniz yerlere denk geliyor mu?

NELER OLUR? Sabah koyduğunuz işaretler kabaca bir saat farklıdır. Bu işaretleri öğleden sonra saati ölçmekte de kullanabiliriz. Doğunun ve batının hangi yönde olduğunu bildiğiniz sürece her zaman taşınabilir bir saatiniz vardır.

Mısırlılar bu gölge saatini bulduktan sonra çok zeki olduklarını düşündüler fakat buldukları saat ile ilgili iki büyük sorun vardı!

  • Yıl boyunca günler uzayıp kısalmaktadır ve bu nedenle yazın kullanılan saatler kışın kullanılamamaktadır.
  • Gece saatinde ve bulutlu bir günde saati öğrenmelerinin bir yolu yoktur.

Mısırlılar saati söylemenin başka bir yolunu bulmalıydılar. Böylece su kullanan yeni bir saat buldular. Eğer damlayan bir musluğun sesi sizi rahatsız ediyorsa bu saatlerden birini kullanmak istemezsiniz herhalde.

Bu saatlerin en basit olanları, alta yakın bir tarafında küçük delikleri olan taştan tabaklardır. Su düzenli bir hızla damlatılır. Su seviyesi aşağıya indikçe tabağın iç tarafındaki işaretler saatin kaç olduğunu göstermektedir. Yalnızca her sabah saatinizi doldurmayı unutmamanız gerekmektedir.

Bir zamanda yolculuk uzmanı olun ve
BİR SU SAATİ YAPIN

GEKEKEN MALZEMELER: Eski bir plastik sise · Bir iğne · Mumlu kil · Suyun içine damlaması için geniş bir tabak ya da saatinizi içine koyacağınız bir leğen

NE YAPACAKSINIZ? 1. İğneyi kullanarak, şişenin dibine yakın bir yerine küçük bir delik acın. 2. Saatinizi çalıştırmaya hazır oluncaya kadar bu deliği mum ile kapatın. 3. Şişeyi su ile doldurun. 4. Saati kontrol edin ve deliği açın. 5. Yarım saat sonra sise içindeki su seviyesini kontrol edin ve bir kalemle işaretleyin. 6. Bu yarım saatte su seviyesinin ne kadar azaldığını işaretlerken sise içindeki deliği kapatın. Daha sonra diğer yarım saatleri ölçmek için aynı uzaklıkta başka işaretler koyun. 7. Saati tekrar başlatın ve her saatte bir ya da yarım saatte bir kontrol edin. Saat ne kadar doğru?

Saat Tutmak

Su saatleri ortalığı biraz kirletmelerine rağmen oldukça doğruydular. Binlerce yıl saatin öğrenilmesinde en popüler yol olarak kullanıldı. Büyük bilim adamı Archimedes'in bile suyla çalışan bir çalar saati vardı.

Yüzyıllar geçtikçe, üzerinde ne kadar yandıklarını gösteren işaretler olan mumlar ve büyük yumurta saatleri gibi zamanı ölçme yolları denenmiştir. Fakat bu saatlerden hiçbiri bize saatin tam olarak kaç olduğunu söyleyememişlerdir. Daha sonra Galileo Galilei inanılmaz bir icat yapmıştır.

Sallanan saniyeler İtalya, 1582

Pazar ayininde bir katedralde Galileo. Canı çok sıkılmış ve hayal kuruyor. Tavana bakıyor ve kandillerden birinin ileri geri sallandığını görüyor. İzlerken bir şeyin farkına varıyor. Kandilin ileri geri sallanması her zaman aynı sürede gerçekleşiyor!

Galileo çok heyecanlanır, eve gider ve uzun iplerin ucuna bağladığı ağırlıklarla bunu dener. Haklıdır; ağırlığın sallanması her zaman aynı süreyi almaktadır. Sarkacı bulmuştur! Bunun zamanı ölçmenin iyi bir yolu olacağını düşünür.

Ne yazık ki bu sarkacın saat yapımında kullanılması için çalışamaz çünkü uzayla ilgilenmeye baslar; onun için büyük bir hata! Çok güçlü bir teleskop icat eder ve Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü bulur. Bu fikir 1530 yılında bir uzay bilimci olan Copernicus, tarafından zaten söylenmiş ve bu fikirle dalga geçilmiştir. Simdi de Galileo'nun bu fikirlerine gülünmektedir.

Fakat Galileo haklı olduğunu biliyordu ve yeni fikirleri hakkında bir kitap yazdı. Bu kitap onun basını çok kereler belaya sokmuştur, İtalya oldukça dindar bir ülkeydi ve Güneş Dünya'nın etrafında dönmeliydi çünkü Tanrı Dünya'yı özellikle bizim için yaratmıştı. Galileo'ya bir bas belası olduğu ve Dünya'nın Güneş etrafında döndüğü ya da benzeri şeyleri unutması gerektiği söylendi!

Galileo yıllarca ağzını kapalı tutmayı başarır. Daha sonra, karmaşanın bittiğini düşündüğünde yeni bir kitap yazar. Bu kitabı en çok satanlar listesine girer ve daha sonra tutuklanır! Güneş'in güneş sisteminin merkezi olduğunu söyleme cesaretini gösterme suçundan mahkemeye verilir ve suçlu bulunur. Hayatının geri kalan kısmını evde tutuklu geçirme cezası alır.Bu nedenle sarkaç kullanılan ilk doğru saatler 1600'lü yıllara kadar icat edilememiştir.

Bir zamanda yolculuk uzmanı olun ve
ZAMANI ÖLÇMEK İÇİN BİR SARKAÇ KULLANIN

GEREKEN MALZEMELER: Bir dijital saat ya da saniye ölçer saat · Uzun bir parça tel ya da ayakkabı bağı · Bir parça mum gibi bir ağırlık

NE YAPACAKSINIZ? 1 Ağırlığı bir parça tele ve öteki ucundan da bir askıya bağlayın. 2 Sarkacı geriye doğru çekin ve bırakın. Sarkacın 10 kere ileri geri sallanmasında gecen süreyi tutun. 3 Sarkacı durdurun ve tekrar sallandırın. Yine 10 sallanmada gecen süreyi tutun.

NELER OLUR? Sallanmalar küçük olduğu sürece sarkaç 10 sallanmayı aynı sürede gerçekleştirir. Bunu değiştirmenin tek yolu ipi uzun ya da kısa yapmaktır. (Deneyin ve görün).

1656 yılında ilk doğru saatler Hollandalı bilim adamı Christian Huygens tarafından icat dilmiştir. Sarkacın sürekli hareket etmesi için bir motor kullanan Huygens'in yaptığı ilk saatler zamanı günde bir dakika sapma vererek gösteriyordu. Daha sonra gelişme kaydetti ve günde 10 saniye sapma gösteren saatler yaptı. Sarkaçlı saatlerin, zamanın söylenmesi açısından oldukça faydalı olmalarına rağmen çok büyük bir eksiklikleri vardı, o da yanınızda taşımanız için biraz büyükçe olmalarıydı.

Şans eseri iki yıl sonra Robert Hooke saatlere güç sağlamanın bir başka yolunu buldu, böylece saatler daha küçük oldu hatta kol saati olarak taşınabildi. Bu bir yaylı saatti e bugün bile birçok saat böyle çalışmaktadır.

Duvar ya da kol saati içinde yavaşça açılan küçük ve yuvarlak bir yay vardır. Bu da akrep ve yelkovanı döndürmek için saat içinde diğer çarklarla birleşen çarka güç verir. Zekice! (Fakat eğer kurmayı unutursanız hiçbir işe yaramaz). Bu saatler kuvars saatlerin icat edildiği 1930’lu yıllara kadar kullanılan en doğru saatlerdir. Kuvars gerçekten ilginç bir şey yapan bir kristaldir.

Kuvars saatler çalışmaktaydı çünkü içindeki kuvars kristali bir elektrik devresinin parçasıydı. Elektrik akımı kristale aktıkça titrer ve saatin ekranım çalıştırmak için ir elektrik sinyali çıkarır.

Kuvars saatler çok doğrudur fakat bugün sahip olduğumuz saatlerin, örneğin atom sezyum saatlerinin zamanı ölçtükleri kadar doğru değildirler. Atom sezyum saatleri bir yılda saniyenin milyonda biri kadar sapma gösterirler.

Sezyum bir elementtir. İçindeki atomlar (yapı taşları) onlara çarpan ışınları alır ve ir kısmını belli bir oranda dışarı verir. Bu radyasyon alma ve verme olayına rezonans çınlama) denir. Tüm evrendeki her sezyum atomu aynı oranda rezonans yapar ve bu hiç değişmez. Bir saniye, bir sezyum atomunun tam olarak 9,192,631,770 kere rezonans yapmasına kadar süredir!

1967 yılında Dünya sezyumu resmi saat olarak kabul etti ve dünyadaki tüm saatler bir atom sezyum saatine göre ayarlandı. Bunu yapmamız iyi oldu çünkü saati, Dünya'nın dönmesiyle ölçmemizden daha iyi bir şekilde söylemektedir. Bunun nedeni de Dünya'nın her gün kendi etrafında dönüşünün birbirinden biraz farklı olmasıdır. Siz bunu fark etmezsiniz; çünkü bir gün, kendisinden önceki ya da sonraki günden saniyenin binde biri kadar uzun ya da kısadır.

Sezyum atomları ve Dünya bazen zamanı farklı ölçerler, artık saniyeler eklenir. Eğer radyoyu dinlerseniz bazen artık saniyenin eklendiğini duyarsınız. Haberlerden önce bip esleri duyulur ve bazen de fazladan bir bip duyarsınız. Bu artık saniyedir.                  

 
                
ana sayfa devre arşivi elektronik dersleri | bilgisayar dersleri |  bilim-teknik indir |  soru bankası iletişim
                

© 2005 - 2008 elektronikce.com | Elektronik Posta : ilhandemir@elektronikce.com