NIKOLA TESLA (1856-1943)
Nikola T e s l a,
şimdiki Yugoslavya'da, Smiljana köyünde, 9 Temmuz 1856'da doğdu. Bir
hiçken, bilim dünyasının en üst noktasına yükseldi . 32 yaşında,
önemli keşifleri ile milyoner oldu, daha sonra karanlığa gömülüp beş
parasız öldü.
Babası Papazdı.
Hiçbir zaman okuyup yazamamasına rağmen, annesi halk arasında pratik
ev aletleri mucidi olarak bilinirdi. Ona göre T e s l a, yaratıcı
dahi olmaya adaydı. Papaz olması için babasının zorlamasına karşı
çıkarak, genç T e s l a, mühendislik mesleğinde ısrar etti. Annesi
de onu destekledi, Fizik ve Matematikte bilgisini arttırırken
Graz'daki Politeknik okuluna girdi ve Prag Üniversitesinde eğitimine
devam etti. Yabancı teknik eserleri okuyabilmek için, orada, yabancı
dil kursuna devam etti. Anadili olan Sırpça ve ailece bildikleri
Almanca'ya ek olarak İngilizce, Fransızca ve İtalyanca'yı da
öğrendi.
Prag'daki tahsilini 1880'de bitirdikten sonra, Budapeşte'de lisans
üstü yaparken, profesörüyle alternatif akımın özelliklerini
tartıştı. Sonra bir Paris telefon şirketinde çalışmaya başladı.
Burada doğru akım motorları ve dinamolar konusunda geniş ve önemli
tecrübeler edindi. Oradayken çalıştığı döner makineleri korumak için
regüle edici kontrol cihazları icat etti.
O günlerde
genellikle doğru akım, ısıtmaya, aydınlatmaya, güç sağlamaya ve
iletmeye en uygun elektrik akımı olarak bilinirdi. Fakat doğru akım
direnç kayıpları o kadar büyüktü ki, her mil kare için bir güç
santralına gerek vardı. İlk akkor ampuller (110 Volt'ta), güç
santralına yakın olsalar bile parlak yanmıyorlar ve bir milden daha
uzaklıktakiler ise kaybolan güce bağlı olarak sönük yanıyorlardı.
1884'de genç T e s l a, kafası fikirlerle dolu ve cebinde 4 sentle
New York'da gemiden ayrıldı. Tecrübesi onu doğru akım motorları ve
dinamolardaki komütatörün sonsuz sorunlar yaratan, gereksiz bir
karışıklık olduğuna inandırmıştı. Doğru akım üretecinin bir
komütatörle dış devrede tamamen aynı yöne akan dalga diziler
şeklinde alternatif akım oluşturduğunu gördü. O zaman, motorda dönme
hareketini sağlayacak bir doğru akım elde etmek için, yöntem tersine
çevrilmeliydi. Her elektrik motorunun endüvi'si , motora alternatif
akım beslemek için döndüğü anda manyetik kutupların yönlerini
değiştiren, döner komutatöre sahipti.
T e s l a ' ya göre bu doğru akım, saçmalığın daniskasıydı. Hem
jeneratör (üreteç) hem de motordaki komütatörü ortadan kaldırmak ve
alternatif akımı tüm sistemde kullanmak akla uygun gelmekteydi.
Fakat hiç kimse alternatif akımda çalışabilen bir motoru
oluşturmamıştı ve T e s l a bu sorunu çok düşündü. 1882 Şubatında,
Budapeşte'nin bir parkında Szigetti adında bir sınıf arkadaşı ile
gezinirken aniden haykırdı. "Buldum!" Tüm elektrik endüstrisinde
devrim yapacak olan "Dönen manyetik alan"ı bulmuştu. Dönen elemana
bağlantı gereği olmayacaktı. Komütatör yoktu artık.
Sonradan tüm alternatif akım elektrik sistemlerini tasarladı.
Alternatörler, elektrik enerjisinin ekonomik iletimi ve dağıtımı
için gerilim yükseltici ve alçaltıcı transformatörler ve mekanik güç
sağlamak için alternatif akım motorları... Dünyanın her tarafında
harcanıp giden su gücünün bolluğundan esinlenip, gerekli olan
yerlere enerji dağıtabilen hidroelektrik santralleriyle bu büyük
gücün elde edilmesini tasarladı. Budapeşte'de "Birgün Niyagara
Çağlayanını elektrik elde etmek için kullanacağım" diyerek
dinleyenleri şaşırttı.
T e s l a ' nın aradığı fırsat ve şans kolayca eline geçmedi. O
zamanlar New York'ta Pearl caddesindeki ilk laboratuarında akkor
lambası için pazar aramakla meşgul olan Edison'a rastladığı zaman T
e s l a, gençlik heyecanıyla, kendisinin bulduğu alternatif akım
sisteminin açıklamasını yaptı. Bu düşünceyi derhal ve tamamen
kestirip atan o büyük adam, "Sen teori üzerinde vaktini harcıyorsun"
dedi.
Bir yıl boyunca, uzun boylu, zayıf Yugoslav, bu yabancı ülkede
açlıktan korunmak için mücadele etti. Gün geldi, çukur kazarak
geçimini sağladı. Fakat birlikte çalıştığı çukur kazıcı , Western
Union'un ustası, yemek saatlerinde T e s l a ' nın ilgilendiği yeni
elektrik sistemlerinin hayali tariflerini dinleyerek, bu konu
üzerinde bir plan yaptı. T e s l a ' yı A.K.Brown adlı firmanın
sahibiyle tanıştırdı. T e s l a ' nın parlak planlarıyla büyülenerek
, Brown ve bir ortağı büyük bir atılım yapmaya karar verdiler.
Ortaya belirli bir miktar para koydular ve T e s l a Batı
Broadway'de bir deney laboratuarı kurdu. Orada T e s l a jeneratör,
transformatörler, iletim (transmisyon) hattı, motorlar ve ışıklar
gibi tasarladığı sistemlerin tümünün planlarını hazırladı.Hatta iki
ve üç fazlı sistemleri de tasarladı.
Cornell Üniversitesinden Profesör W.A. Anthony yeni alternatif akım
sistemini sınadı ve derhal T e s l a ' nın senkron motorunun en iyi
doğru akım motoruna eşit yeterlikte olduğunu açıkladı.
O zaman T e s l a bütün kısımlara sahip tek bir patent altında
sistemini tescil ettirmek istedi. Patent Bürosu her önemli fikir
için ayrı bir dilekçeyle başvurulmasında ısrar etti. T e s l a,
1887'nin Kasım ve Aralığında dilekçelerini verdi ve daha sonraki
altı ayda yedi tane A.B.D. patenti aldı. 1888 Nisan'ında çok fazlı
sistemini de içeren dört ayrı patent için başvurdu. Bunlar da hızla,
bekletilmeden verildi. Yılın sonuna kadar 18 patent daha aldı.
Bunları, çeşitli Avrupa patentleri izledi. Bu kadar hızla dağıtılan
bu patent çığının, eşi görülmemişti. Fakat fikirler ilginçti. O
kadar ki, bir çelişme ya da bir tahmin yoktu. Bu yüzden patentler
tek bir tartışma bile yapılmadan verildi.
Bu sırada T e s l a, New York'da AIEE (Şimdiki IEEE)'nin bir
toplantısında çok gösterişli konferans verip, tek ve çok fazlı
alternatif akım sistemlerinin gösterisini yaptı. Dünya mühendisleri,
muazzam gelişmenin kapısını açarak, telle yapılan elektrik enerjisi
iletimindeki sınırlamaların giderilmiş olduğunu gördüler.
Fakat, kim, tümüyle daha iyi olan bu sistemi uygulayacaktı? Doğal
olarak, bu kuruluş, Edison-General Electric olmayacaktı. Aksi halde
kendi yatırımlarının eskimiş olduğunu kabul edeceklerdi.
İşte tam o sırada George Westinghouse, T e s l a ' nın
laboratuarlarına gitti ve T e s l a ile tanıştı. Westinghouse,
"Alternatif akım patentleri için bir milyon Dolar nakit ve ayrıca
satış payı vereceğim" diyerek teklifini yaptı. Satış payı, beygir
gücü başına 1 Dolar olmak üzere anlaştılar.
Ülke çapındaki Westinghouse yatırımlarının başarısı, gelişen
elektrik endüstrisinde rakip durumunu korumak için General Electric,
Westinghouse'dan bir lisans almak zorunda kaldı.
1890'da, uluslararası Niyagara komisyonu elektrik üretmek için,
Niyagara çağlayanının gücünü kullanmak amacıyla çalışmaya başladı.
Bilgin Lord Kelvin, komisyonun başkanlığına atandı ve derhal doğru
akım sisteminin en iyi olacağına dair açıklamasını yaptı. Fakat güç,
26 mil uzaklıktaki Buffalo'ya iletilecekti. Bu durumda alternatif
akımın gerekliliğini kabul etti.
Westinghouse, on tane 5000 beygirgücündeki hidroelektrik jeneratörü
için ve General Electric ise iletim hattı için kontrat yaptılar. Bu
sistem iletim hattı, yükseltici ve alçaltıcı transformatörler T e s
l a ' nın 2 faz projesine uygundu. Hareket eden parçaları azaltmak
için, dıştan dönen alan ve içi sabit armatürlü, büyük alternatörler
planlanmıştı.
O zamana kadar bu büyüklükte bir proje yapılmadığı için, bu tarihi
proje heyecan yarattı. Dakikada 250 devir yapan, her biri 1775 Amper
veren, 2250 Volt'luk on büyük alternatör, iki fazlı 25 Hz (Hertz)'
de 50 000 Beygirgücü veya 37 000 kWatt'lık çıkş oluşturuyordu.
Rotorların her biri, 3 metre çapında, 4.5 metre uzunluğunda (düşey
jeneratörlerde 4.5 metre yükseklik) ve 34 ton ağırlığındaydı. Sabit
parçaların her biri 50 ton ağırlığındaydı. Gerilim, iletim için 22
000 Volt'a çıkarıldı.
Sonradan Telsiz denilen, radyo alanında T e s l a ' nın öncülüğü,
Mors koduyla yapılan haberleşmeden de ileri gitti. 1898'de New York
şehrinin Madison Parkı'nda (Madison Square Garden) telsiz ile
uzaktan kontrole ait parlak bir gösteri düzenledi. Birinci
geleneksel Elektrik Fuarının geliştiği yer ve genellikle Barnum-Bailey
sirkinin çalıştığı büyük alanlın ortasına büyük bir tank koydu ve
suyla doldurdu. Bu küçük gölün üzerine, yüzmesi için, 1 metre
uzunluğunda anten direği olan bir tekne koydu. Teknenin içinde bir
radyo alıcısı vardı. T e s l a, seyircilerin isteği doğrultusunda
ileri gitme, sağa veya sola dönme, durma, geri gitme, ışıkları yakıp
söndürme gibi çeşitli şeyleri uzaktan radyo kontrol sayesinde yaptı.
Unutulmaz gösteri tüm seyircileri hayran bıraktığı gibi günlük
gazetelerin ön sayfalarında yer aldı. Bu, uzaktan kontrol
yöntemlerini kullanarak Ay yüzeyine İnsan indireceğimizi, o gün kaç
kişi düşünebilirdi ki?
T e s l a ' nın matematik dehası, Westinghouse ve General
Electric'in imalatını yaptığı alternatif akım cihazlarının,
parçalarının yapımında büyük bir yer sağladı. T e s l a, öğrencilik
günlerinde karışık soruları kagıt ve kalemsiz çözerdi. Öğretmeni
onun hile yaptığından şüphe eder ve O'na ayrı testler uygulardı.
Genç T e s l a, bütün logaritma cetvelini ezberlemişti. Şimdi
A.B.D.'de kullanılan, saniyede 60 Hz'lik frekans, T e s l a ' nın
mantık hesaplarından çıkarılmıştı. Çünkü, T e s l a bu frekansın
ticari açıdan en uygun olduğunu saptamıştı. Daha yüksek frekanslarda
alternatif akım motorları yetersiz olacaktı. Daha alçak frekanslarda
ise daha çok demir kullanmak gerekecekti. Işıklar da alçak
frekanslarda titreşecekti.
Niyagara Çağlayanı'nın ana tesisi, ilk Westinghouse türbin
jeneratörlerinin kapasitelerine uyması için, 25 Hz'e göre
planlanmıştı. Bunu izleyen gelişmeler ile 60 Hz'e dönüşüm yapıldı.
Günümüzde bu, Niyagara'dan elde edilen enerji, 360 mil uzaklıktaki
New York'a kadar iletilmektedir. Bir zamanlar daha büyük uzaklıklar,
Kuzeydoğu şebekesinden beslenmekteydi. T e s l a, New York'a geldiği
zaman, yeterli enerji iletimi için sınır 1 milden azdı.
T e s l a , araştırmalarında, yüksek gerilim ve yüksek frekansın
bilinmeyen alanlarına daha çok yer verdi. Yüksek frekans cihazlarını
kullanırken, bir elini daima cebinde tutardı. Bütün laboratuar
asistanlarına bu ön tedbiri almalarında ısrar ederdi ve bu kural,
bugüne kadar daima gerilim bakımından tehlikeli cihaz etrafındaki
uyanık araştırıcılar tarafından da uygulanmaktadır. O zaman
yararlanılmamış olmasına rağmen, T e s l a ' nın yüksek frekans ve
yüksek gerilim alanındaki keşifleri, modern elektroniğin yolunu
açtı. Biricik yüksek frekans transformatörü ile (T e s l a
Bobinleri- T e s l a Coils) çıplak elinde tuttuğu gazlı tüpü yakacak
şekilde vücudundan, zarar vermeden, yüksek gerilimli akım
geçiriyordu. O günlerde T e s l a, aslında neon tüpünün ve flüoresan
tüpünün aydınlatmasını gösteriyordu.
Bazen, frekans aralığının alt ve üst kısımlarında yaptığı denemeler,
T e s l a ' yı keşfedilmemiş bölgelere yöneltti. Mekanik ve fiziksel
titreşimlerle çalışırken, Houston Caddesindeki yeni laboratuarının
etrafında hakiki bir depreme neden oldu. Binanın doğal rezonans
frekansına yaklaşan, T e s l a ' nın mekanik osilatörü, eski binayı
sarsarak tehdit etti. Bir blok ileride, polis karakolundaki eşyalar
esrarengiz bir şekilde dans etmeye başladı. Böylece, T e s l a,
rezonans, vibrasyon ve "doğal 7periyot" a ait matematiksel teorileri
ispatladı.
Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi konusundaki
araştırmalar, T e s l a ' yı Colorado Springs yakınlarındaki bir
dağın üzerine dünyanın en güçlü radyo vericisini kurup çalıştırmaya
yöneltti. 60 metrelik direğin etrafında , 22.5 metre çapında, hava
çekirdekli transformatörü yaptı. İç kısımdaki sekonder 100 sarımlı
ve 3 metre çapındydı. Üreticisi, istasyondan birkaç mil uzaklıkta
bulunan enerjiyi kullanırken, T e s l a ilk insan yapımı şimşeği
oluşturdu. Bir dirğin tepesindeki 1 metre çaplı bakır küreden, 30
metre uzunluğunda, kulakları sağır eden şimşekler çaktı. Ufka kadar
gök gürültüsü işitildi. 100 milyon Volt değerinde gerilim
kullanılıyordu. Yarım asırlık bir süre içerisinde giderilemeyen bir
hayret yarattı.
İlk denemesinde, vericideki güç jeneratörünü yaktı. Fakat tamir
ederek 26 mil uzağa, gücü telsiz ile iletebilinceye dek deneylerine
devam etti. O uzaklıkta, toplam 10 kWatt'lık 200 tane akkor ampulü
yakmayı başardı. Daha sonra, kendi patentleriyle meşhur olan Fritz
Lowenst'ın, T e s l a ' nın yardımcısı iken bu gösterişli başarıya
şahit oldu.
1899'da alternatif akım patentleri için Westinghouse'dan aldığı
paranın sonunu harcadı. Albay John Jacob Astor, O'nu mali yönden
kurtarmaya geldi ve Colorado Springs'deki denemeleri için 30 000
Dolar sağladı. Sonra bu para da bitti ve T e s l a New York'a geri
döndü.
T e s l a, New York'taki Century dergisinin sahibi, arkadaşı Robert
Underwood Johnson aracılığıyla, Colorado Springs'deki başarılarını
anlatan önemli hikayesini yazarak geçimini sağladı. Fakat T e s l a
' nın yazdığı hikaye, Felsefe ve "insanlığın mekaniksel gelişimi"
konusuna giren bir konuşma oldu. Çok yüksek edebi kalitesine rağmen,
eser, Colorado Springs'deki güçlü vericiden çok az sözediyordu.
Sonunda makale "insanlığın artan enerji sorunu" başlığı altında
basıldı. Basında yayınlandığı zaman heyecan yarattı. Derinden
etkilenen okuyuculardan biri, John Pierpont Morgan'dı. Bu kişi,
doğru akım günlerinin başında ve daha sonraları da Niyagara
Çağlayanı projesinde General Electric firmasını paraca
desteklemişti.
Morgan, gösterişli başarıları ve şahsiyeti dolayısıyla, Nikola T e s
l a ' nını hayranı olmuştu. T e s l a, kısa zamanda Morgan'ın
sürekli misafiri oldu. Kusursuz giyinişli, birkaç dilde yaptuğı
kültürlü konuşması ve medeni davranışıyla gösterişli centilmen T e s
l a, New York sosyetesinin gözdesi oldu. Genellikle tanınmış aileler
O'nu kuzları için "iyi bir av" olarak saydılar, fakat T e s l a
hayatında aşk hikayelerine yer olmadığına ısrar etti. Çünkü onlar,
O'nun araştırmalarına engel olacaklardı.
Tarihçiler, T e s l a ' nın daha sonraki büyük projesini, Morgan'ın
paraca desteklenmesine neyin yönelttiği konusunda çelişkilere
düşerler. Bazıları, O'nun aslında telsizle güç iletimiyle ilgili
olduğuna inanırlar. Diğerleri, daha sonraki gelişmelerin ışığında,
Morgan'ın ilgili olduğu elektrik endüstrisindeki yatırımlarını
korumak için, T e s l a 'yı ve başarılarını kontrol altına almak
olduğunu söylerler. Bu nedenle, T e s l a 'nın tekrar çaresiz
kaldığını anlayarak, telsizle elektrik gücü iletimini garantilemeye
razı oldu.
1904'de T e s l a "Elektrik Dünyası ve Mühendisliği" dergisine
verdiği beyanatta "Yapmış olduğum işin büyük bir kısmı için Bay J.
Pierpont Morgan'a çok şey borçluyum." demişti. Bu birlikten, Long
Island'daki ilginç "Dünya çapındaki telsiz" kulesi fifizlendi.
Long Island'ın tepelik bölümünde, Wardenclyffe yakınında yavaş yavaş
yükselen garip yapı bütün seyredenlerin ilgisini çekerdi. Tek parça
olması dışında, büyük bir mantara benzeyen yapı, yerdeki kısmı geniş
ve 62 metre yukarısındaki tepe oktasına doğru daralan, kafes
şeklinde bir iskelete sahipti. Tepede 30 metre çapında bir yarım
küreyle örtülüydü. İskelet, bronzdan kalın civata ve bakır lamalarla
birbirine bağlanmış, sağlam ağaç kolonlardan yapılmıştı. Yarım
küresel tepe, üstten yüzeysel olarak bakır bir elekle kaplıydı. Tüm
yapıda demir metali yoktu.
Ünlü mimar Standford White, konuyla o kadar ilgilendi ki, en iyi
yardımcısı W. D. Crow'u görevlendirerek proje işini ücretsiz yaptı.
34'üncü caddedeki eski Waldorf-Astoria otelinde oturan T e s l a,
hergün, taksiyle, çarklı araba vapuruna binerek Long Island şehrine
giderek , oradan da Long Island demiryoluyla Shoreham'e aktarma
yaparak inşaata gidiyordu. Proje kontrolünün aksamaması için, trenin
yemek servisi O'nun için özel yemek hazırlıyordu.
Büyük kulenin yakınında, 30 metre karelik tuğla bina tamamlandığı
zaman, T e s l a Houston caddesindeki laboratuarını binaya taşımaya
başladı. Bu sırada radyo frekans jeneratörleri ve onları çalıştıran
motorların yapımında üzücü bazı gecikmelerle karşılaşıldı. Birkaç
camcı, planları hazır olan özel tüpleri şekillendirmeye
çalışıyorlardı.
Bu sırada T e s l a (1904), Mors Koduyla sınırlı olan büyük
endüstrinin geleceğine ait, uzak görüşünü açıklayan kuramsal
broşürünü yayınladı. Bu broşür, T e s l a 'nın kahin olduğuna
herkesi inandırdı. "Dünya çapında telsiz sistemi"nde, çeşitli
olanakları sağlayacak olan özellikler açıklanıyordu. Broşürde,
Telgraf, Telefon, haber yayını, Borsa görüşmeleri, Deniz-Hava
trafiğine yardım, Eğlence ve Müzik yayını, saat ayarı, Resimli
Telgraf, Telefoto ve Teleks hizmetleri ile, T e s l a 'nın sonradan
oluşumunu gördüğü Radyo sitesi anlatılıyordu.
1904 Mart'ı, Elektrik Dünyası ve Mühendisliği Dergisinde, T e s l a,
Kanada Niyagara Enerji firmasının telsiz enerji iletimi sistemini
uygulamasını istediğini ve bunun için 10 milyon Volt'luk gerilimde
10.000 beygirgücü dağıtabilecek bir sistem kullanmayı istediğini
açıkladı.
Niyagara Projesi asla gerçekleşmedi. Fakat, gösterişli Long
Island'ın kaderine etki yaptı. Aydınlığa çıkmayan nedenlerle, J. P
Morgan düşüncesini değiştirdi ve T e s l a 'nın para kaynağı aniden
kurudu. Başlangıçta T e s l a, Morgan'ın hemen hemen bitmek üzere
olan işin tamamlanmasını sağlamayacağına inanmak istemedi, ama
Morgan karalıydı. Morgan'ın çekilme nedeni asla öğrenilemedi.
Birinci Dünya Savaşı sırasında ulsal savunma adına çok saçma
saygısızlıklar öne sürüldü. Garip bir nedene göre Long Island,
Wardenclyffe'deki T e s l a 'nın şanlı kulesinin, A.B.D.'nin
emniyetini tehlikeye soktuğuna ve tahrip edilmesi gerektiğine karar
verildi.
Kablo bağlanarak yüksek yapıyı öne çekiğ, dengesini bozmak için
yapılan boş teşebbüslerden sonra, en sonunda temeli dinamitlenerek
devrildi. O aman bile, kule çökerken parçalanmadı. Zedelenmeksizin
yana yattı ve en sonunda parça parça söküldü.
1890'da T e s l a yüksek frekans Alternatif Akım üreteçlerini
yapmıştı. 184 kutuplu olan bir tanesi 10 kilo Hertz'lik çıkış
veriyordu. Daha sonra, 20 kilo Hertz'e kadar yüksek frekansları elde
etti. Ancak on yıl kadar sonra 50 kilo Watt çıkışlı radyo frekans
üretecini Reginald Fessenden' geliştirdi. Bu makine, General
Electric tarafından 200 kilo Watt'a çıkarıldı ve Fessenden'in ilk
alternatörlerini kuran, çalışmasını kontrol eden adamın adı
verilerek, Alexanderson alternatörü satışa çıkarıldı.
Hemen hemen dünya kablolarının çoğunu elinde tutan İngiliz
işadamlarının, bu makineye ait patentleri elde etmek üzere
olduklarını görünce, A.B.D. Donanmasının acele çağrısıyla "Radio
Corporation of America , (RCA)" şirketi kuruldu. Yeni firmanın
1919'da kurulmasıyla, Marconi Wireless Telegraph Co. of America
firmasının güçlü fakat yetersiz, Marconi kıvılcımlı vericileri, çok
başarılı olan Radyo Frekans alternatötleri ile yer değiştirdiler.
Birincisi N.J.New Brunswick'te kuruldu. 200 kilo Watt'da ve 21,8
kilo Hertz frekanslı titreşim oluşturdu ve ticari işte kullanıldı.
Bu ilk, sürekli, güvenilir Atlantik aşırı Radyo servisi idi. Bu
alternatörler, T e s l a 'nın kulesinin yerine, Radyo merkezinin tüm
güçlerini sağladı. Böylece Nikola T e s l a 'nın Dünya çapında
telsiz hayali, 30 yıl sonra, icat ettiği vericinin kullanılmasıyla
gerçekleştirildi.
T e s l a, birçok alanlarda yaratıcı araştırmalara devam etti.
1917'de uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip,
yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde
toplanmasıyla izlenebileceklerini açıkladı. Eğer bu radar değilse,
neydi? Diğer bilim adamlarının varlıklarını keşfetmelerinden 20 yıl
önce, kozmik ışınları açıkladı. 1929'a kadar çeşitli zamanlarda,
buhar ve gaz için "kepçesiz" yüksek hızlı türbinler üzerinde
çalıştı. Kolay öfkelenen T e s l a ile, Edison Waterside Enerji
Tesisi ve Allis Charmes Fabrikasındaki araştırmalarında O'nunla
çalışan bazı mühendis ve yardımcıları arasında ortaya çıkan
sürtüşme, aleyhine oldu. Bugün, düz rotorlu T e s l a türbinlerinin
sonucu hakkında hiçbir bilgimiz yoktur.
Yıllar geçtikçe, O'ndan, gittikçe daha az haber alınmaya başladı.
Bazen gazeteci ve biyografi yazarları O'nu arayıp röportaj yapmak
istiyorlardı. Gittikçe garipleşti, gerçeklerden uzaklaştı, aldatıcı
hayalciliğe yöneldi. Not alma alışkanlığı edinmemişti. Her zaman tüm
araştırma ve deneylerine ait tüm bilgiyi aklında tutabildiğini iddia
ve ispat etti. 150 yıl yaşamaya kararlı olduğunu ve 100 yaşının
üstüne eriştiği zaman, araştırma ve deneyleri sırasında topladığı
bütün bilgiyi etraflıca anlatarak, anılarını yazacağını söyledi.
İkinci Dünya Savaşı sırasında öldüğü zaman, kasasına askeri
yöneticiler el koydular ve kayıtların cinsine ait herhangi bir şey
duyulmadı.
T e s l a 'nın kendine özgü bir tutarsızlık da, iki şeref ünvanı
verildiği zaman ortaya çıktı. Birini reddetti. 1912'de Nikola T e s
l a ve Thomas A. Edison'un 40,000 $ 'lık Nobel Ödülü'nü paylaşmaya
seçildikleri açıklandı. T e s l a, bu ödülü de reddetti. Her
nasılsa, Edison'u sevenler tarafından kurulan AIEE Edison
madalyasını 1917'de T e s l a 'ya layık görüldüğünde, bunu kabul
etmeye yanaşabildi.
T e s l a 'nın doğal davranışı Aristokrat gibiydi. Zamanın geçişi
ile ve kaynaklarının tükenmesiyle, asil bir fakirliğin içine
gömüldü. En iyi otellerde yaşamaya devam ederken, kredisi tükenecek
ve başka yerler arayacaktı. En sonunda New York'a taşınarak
sorunlarını çözümledi. Kendilerine milyonlar kazandırdığı bazı
kuruluşlar, yaşlanan dahiye bakmaları konusunda yeni otel idaresiyle
anlaştılar. Bir gün bir tren istasyonunda kendisini gören bir dostu,
karışıklığın ortasında O'nun yalnızlığını bozarak, "iyi akşamlar,
Dr. T e s l a. Tireni mi bekliyorsunuz?" demiş. Onun yumuşak ifadeli
cevabı unutulmazdı "Hayır, buraya düşünmeye geldim."
T e s l a yemeğe başlamadan önce, tüm gümüş, porselen ve cam eşyanın
ayrı ayrı peçetelerle silinmesinde ısrar ederdi. Sağlık konusundaki
bu görüşüne karşılık, hizmetçi, T e s l a 'nın odasını bir
"Cehennemi karışıklık" olarak tarif ederdi. Şikayet ettikleri T e s
l a 'nın düzensizliği değil, güvercinlerdi. Onları parka gidip
yemleyemediği zaman, içeri girip çıkabilmeleri amacıyla pencereyi
açık bırakır ve onları odanın içinde beslerdi.
Dünyadaki herhangi bir kimseyle ücretsiz olarak konuşabilmesi için,
yatağının yanı başındaki altın kaplamalı telefon, en sevdiği gri
benekli beyaz güvercinin tüneği idi. "O öldüğü zaman ben de
öleceğim" derdi T e s l a.
1943 Ocak ayında, bir gün en sevdiği güvercin O'nu son kez ziyaret
etti. T e s l a bitkin ve üzgün olarak "O ölüyor. Gözlerinin
ışığından mesaj aldım" diye inledi.
Uzun zamandır T e s l a 'nın kapısının kulpunda asılı duran
"Rahatsız Etmeyin" levhasını gören bir hizmetçi, durumu araştırmak
ve anlamak için anahtarını kilide sokup içeri girdi. Hizmetçi,
mırıldanan güvercinleri yemledi ve onları yumuşak hareketlerle
dışarı kovup pencereyi kilitledi.
T e s l a 'nın sözünü ettiği o beyaz güvercin diğerlerinin arasında
yoktu.
Kaynak: www.bilimselbilgi.net |